Tuesday, October 27, 2009

gizlimiz saklımızı taşlara yazıp, amcalara dağıttık.

ağırdı taşlar ama sevinmişti yinede onlar.

mumların içine bana fısıldadıklarından döktüm,

alevleri uzasın ve geceleri bana saçlarını andırsın diye

ve sert yada sıcaktı bize ait herşey,

kurumayan bir magmaydı adeta

nothing can defeat you

buralardan değildin ve onlar yabancıları sevmezdi,

kim buralara ait olmayı yada onlardan birisi tarafından sevilmek istedi ki.

Thursday, May 21, 2009

isimsiz 1

(o) ışık kalmamıştı

ve

bitmiş bir gölge oynuna
boş kahkahalardı seninkisi.

--

şimdi karanlık vaktidir.

ışık aynadan çekilmiş,
hükmü karanlığa vermiş,

gerçek çıplaktır (ancak) şimdi.

Thursday, February 26, 2009

yær

kuru ellerimle
rüzgarsız soğukları
yær edinmiştim.

o toprak beni istemeyince
tutmamış köklerimden döküldüm.
kırık aynaların aktığı nehre
döküldüm.

aşağıda binbir ağız
bir yolu konuşuyordu,

(yine)

bu seferki
yürüdükçe ilerlemeyen.

dökülürken, konuşulanın gücüne bıraktım kendimi.

ayıldığımda, deniz kokusu burnumda
kara topraklara tutunmuştum.
gezindim, ama
yabancılığın utancından,
bilmemezliğin korkusundan,
doğamadım.

yol dedi: bırak.
bırak damlayı, bulur o oluğa yolunu.

Tuesday, February 17, 2009

şiir-i ile

yol alır,
döndürür dolaştırır,
olduğun yerden öteye bırakır.

sen bir yoldan
ben bir yoldan
geldik bir dört yol ağzına,

artık benim yolumun sonu sana.

5 Aralık 2007 - gece yarısı