Tuesday, July 11, 2006

aylardan en çok sevdiğim ekim

beni paramparça bırakmışlar
güneşte kavrulayım diye
köşeden, gölgeden uzağa bırakmışlar
kuruyayım
aylardan en çok sevdiğim ekimde
çürüyeyim diye

bir makinaya yürüyoruz ekimde
hep geriye geriye
aksanlar ve dişlilere işlenmeye
insanlığımız ekiliyor
aylardan en çok sevdiğim ekimde

kalıpları doldururuz insalığımızla
artık köşelerimiz,
başlangıcımız ve sonumuz olacak
işleniyoruz başka bir şeye
aylardan en çok sevdiğim ekimde

insan eliyle çeker olmuş zamanı
insan eliyle eker olmuş kendini

işte tam başkalarının istediği gibi
eklemlerimiz yavaş ve mekanik
aylardan ekimde.

No comments: